Tür seçiniz:
Rektör Güder, tarımın değişen ekonomik koşullara uyum sağlayabilmesi için teknoloji ve eğitimle daha iç içe olması gerekliliğine dikkat çekerek, 1992 yılında kurulan Mustafa Kemal Üniversitesinde ilk kurulan fakültelerden birisinin Ziraat Fakültesi olduğunu ve fakültede birbirinden değerli, bu alana baş koymuş akademisyenlerin kalifiye insan yetiştirdiğini bunun da bölge tarımının ihtiyacına cevap verdiğini aktardı.Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlhan Üremiş ise küresel ısınmanın yol açtığı felaketlere değindiği konuşmasında, dünya nüfusunun ve tüketimin hızla artması, küresel iklim bozulması sonucu kuraklık, sel, taşkın gibi doğal afetlerin daha sık görülmesi, mücadelesi zor olan hastalık etmenlerinin yayılması, tarımsal ürünlerin biyodizel, biyomenzin ve hidrojen enerji şeklinde üretilmeye başlandığından söz etti.Bitkisel ürünler ile hayvansal gıdalara olan talebin giderek arttığını kaydeden Üremiş, Bu nedenle tarım, insanın beslenme ihtiyaçlarının karşılanmasının yanı sıra, tarıma dayalı sanayinin hammaddesi olması ve dışa bağlılığı önlemesi gibi yüce bir hedefe de hizmet edenlerin sektörü olarak kabul edilmeye başladı. diye konuştu.Cumhuriyetin yüzüncü yılındaki hedefinin 40 milyar doları aşan ihracat rakamları ve 150 milyar dolarlık tarımsal gayrisafi yurtiçi hasılası ile tarımsal ekonomik büyüklükte Dünya beşinciliği olduğunu dile getiren Üremiş, konuşmasına şöyle devam etti: Bu da ancak tarım sektörünün gelişmesiyle, öğrenim gördüğü bilim alanında temel kavramlardan haberli olan, düşünebilen, düşündüklerini açık, seçik ve inandırıcı bir şekilde anlatabilen uygar ve kültürlü kişiler yetiştirmekten geçer.TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Hatay Şube Başkanı Ahmet Sever de, tarımın ülke ekonomisinin temel sektörü olduğunu söyledi.Toplumumuzun gıda, giyim, barınma gibi temel ihtiyaçlarını karşılayan, büyük istihdam oluşturan, sanayimize hammadde sağlayan, önemli ölçüde ihracat ürünü yetiştiren ve ülkeye döviz kazandıran sektörlerin başında tarımın geldiğini belirten Sever, tarımın sanayinin bir lokomotifi olduğunun altını çizdi.Sever; tarımda başarının çağdaş, yenilenebilir, doğayı bozmayan, çevreyi koruyan, sürdürülebilir tarım tekniklerini kullanarak, ürünün nitelik ve niceliğinin artırılması ile mümkün olabileceğini savunarak bunun da ülkeler arası gelişmişlik farklarını ortadan kaldıracağını kaydetti.
Yorumlar