Suyun İzinde ekibinde yer alan Orman Mühendisi Fatih Taşkıran ile Çevre Mühendisi Handan Elpit Amik Gölünün kurutulmasıyla adeta Ocak ayında taşkınlıklarıyla doğa dersi verdiğine dikkat çektiler.
21 Temmuz 2012 Cumartesi 09:01
Anadolunun kurutulan göllerine dikkat çekmek için bisikletleriyle Burdur'dan çıktıkları yolculuğun Hatay durağında Amik Gölü'nü ziyaret ederek hem inceleme yaptılar hem de yöre halkından ve ilgililerden bilgi alan Fatih Taşkıran ile Handan Elpit, Amik gölünün kurutulmasından dönemin DSİ Genel Müdürü eski Başbakan ve Cumhurbaşkanı Süleyman Demireli sorumlu tuttular.
Amik Gölü'nün Türkiyenin en önemli sulak alanlarından biri olduğunu belirten Suyun İzinde ekibindeki Orman Mühendisi Fatih Taşkıran ile Çevre Mühendisi Handan Elpit, Amik Gölünün kurutulmasının Anadolu'nun en büyük doğa facialarından biri olduğunun ileri sürerek; Amik Gölü ve çevresiyle ilgili izlenimlerini şöyle aktardılar:
Amikin kurutulması yaşamın bütününü tahrip etti
Yeraltı suyunu beslemesi, taşkınları önlemesi gibi işlevleri yanında en önemli özelliği göçmen kuşların göç yollarında bir dinlenme alanı olmasıydı. Avrupa ve Sibirya üzerinden Anadoluya gelen göçmen kuşların önemli bir bölümü Hatay üzerinden Afrikaya göç ediyor. Göçmen kuşlar göç sırasında atmosferdeki hava akımlarından yararlanırlar ve Belen geçidine geldiklerinde bu hava akımı biter, Amik Gölünde konaklayarak göçlerine devam ederlerdi. Doğal denge için bir ders niteliğinde olan Amik Gölünün drenaj kanallarıyla kurutulması bu göç yolunda ve beraberinde yaşamın bütününde kalıcı tahribatlar yarattı.
Demirel: Hataydı. Eroğlu: Kurtaracağız
Amik Gölü gibi önemli bir sulak alan bütün yararlarına rağmen sıtma ile mücadele ve tarım alanı açma gibi nedenlerle Süleyman Demirelin DSİ Genel Müdürü olduğu dönemde gölün suları drenaj kanalları ile Asi nehrine ve oradan da Akdenize boşaltılarak kurutulmuştu. Demirel, Cumhurbaşkanı olduğu dönemde Amik Gölünü kurutmanın en büyük hatası olduğunu kabul etmişti.
Amik gölü ders verdi
Amik Gölünün, drenaj kanallarına; besleyen akarsularına yapılan büyük barajlara ve etrafındaki binlerce sondaj kuyusuna rağmen bu yıl yağan yağışlarla beraber tekrar su topladığına dikkat çeken Suyun izinde ekibi, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Süleyman Demirelin en büyük hatasını daha da büyütecek uygulamalara imza attı. İş makineleri seferber edilerek Amik Gölünü kurutan mevcut drenajlar derinleştirildi ve bunlara yeni kanallar eklendi. Amik gölü doğa dersi verdi, su profesörü dinlemedi değerlendirmesinde bulundular.
Milyonlarca yıllık göller 50 yılda öldürüldü
Anadoluda Amik, Akgöl, Avlan, Hotamış gibi pek çok doğal gölün suları drenaj kanallarıyla boşaltılarak insan eliyle kurutulduğuna dikkat çeken Handan Elpit ve Fatih Taşkıran, Burdur, Akşehir, Tuz gölü gibi büyük göllerde havzadaki yanlış su politikaları yüzünden hızla kurutuluyor. Kurutulan göllerin tekrar su toplamaması için gölü besleyen akarsulara büyük barajlar yapıldı ve kurutulan göl alanındaki tarlalar için sondaj kuyuları açıldı. Böylelikle milyonlarca yıldır var olan göllerin yerinde son 50 yıldır yapılan yanlışlar yüzünden insanın yok edişini simgeleyen eserler bırakıldı.
Bu eserler de şimdi birer birer çökmeye başlıyor. Konya Ovası gibi Amik Ovası'nda da aşırı yeraltı suyu kullanımı sonucu çökmeler başlıyor. Tarım için kurutulan toprakta tuzlanma meydana geldiği için verim düşüyor, kimyasal ilaç kullanımı artıyor. Yeraltı suları alkalileşme eğilimi gösteriyor. Milyonlarca yıllık döngü ve denge kısa vadeli çıkarlar için insan eliyle yok ediliyor ifadesinde bulundular.
Anadoluda doğal göl kalmayacak!
Kurutulan Amik Gölünden geriye kalan tek sulak alan Kırıkhan Gölbaşı gölünün olduğunu kaydeden Fatih Taşkıran ve Handan Elpit, bu gölün çevresinde de drenajlarının derinleştirilmesinin söz konusu olduğuna dikkat çekerek, Gölbaşı özellikle de göç zamanı küçük bir Amik Gölü işlevi görüyor ve canlı çeşitliliği açısından zengin bir sulak alan olmasına rağmen henüz bir koruma statüsü bulunmuyor.
Gölbaşı gibi sulak alanlara koruma statüsü verilmesi ve koruma statüsü olan diğer göllerin ve sulak alanların uygulamada da korunması, drenaj kanallarının kapatılması, göl havzalarına yeni baraj ve göletlerin yapılmaması, kirletici kaynakların engellenmesi gerekmektedir. Aksi halde Anadoluda doğal göl kalmayacak uyarısında bulundular.
Yorumlar