banner110
banner77

ANAYASA MAHKEMESİ’ NEDEN UZUN SÜREN YARGILAMAYLA İLGİLİ ‘MAKUL SÜRE’ KARARI

19 Nisan 2016, 14:26
ANAYASA MAHKEMESİ’ NEDEN UZUN SÜREN YARGILAMAYLA İLGİLİ ‘MAKUL SÜRE’ KARARI
Av. Ömer Gökhan Çelik
Bürokrasinin ağır işleyişi ve uzun yargılama faaliyetleri çoğu meslektaşımın ve vatandaşın müzdarip olduğu konuların başında yer almaktadır. Taraf sayısının çokluğu, bilirkişi incelemesinin uzun süre yapılamaması, tebligat işlemlerinin eksik veya hatalı uygulanması ve buna bağlı davalar da yargılamayı seneler içerisinde bir arpa boyu mesafe kat edemez hale getirmektedir.  Yurttaşların adil yargılanma hakkı Anayasa’ da ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’ nde(İHAS) güvence altına alınmıştır. Ancak konunun Türkiye uygulaması idarenin pek de bu hakka riayet etmediğini göstermemektedir. Anayasa Mahkemesine doğrudan başvuru hakkının getirilmesi sürecinden önce Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ ne yapılan şikayetlerin büyük çoğunluğunu adil yargılanma hakkının ihlali oluşturmaktaydı. Günümüzde de bu durumun değiştiğinden pek söz edememekteyiz
On üç yılı aşkın süren iktidarında AKP hükümetinin kendisini doğrudan ilgilendiren konuların haricinde yargılama faaliyetlerini pek de önemsemediği açıktır. Cumhurbaşkanı bir taraftan Ergenekon ve Balyoz sürecinin ‘Savcısı’ olduğunu belirtirken diğer taraftan ‘kandırıldığını’ söyleyerek aynı davalardaki sorumluluğundan kaçabilmektedir. Söz konusu davalardaki süreci dün gibi hatırlamaktayım. Tarih bu davaları, iktidarın güdümündeki yargı organlarının insan haklarını askıya aldığı süreçlerle hafızamıza kazımıştır. Uzun tutukluluk süreleri, gizli tanıklığın suiistimali, sahte belgelerin hükme esas alınması bu iktidar döneminde yaşanmıştır. Bilinmelidir ki ‘kandırıldık’ argümanıylagünah çıkarılmasının kamu vicdanında karşılığı bulunmamaktadır.
Adalet Bakanı’nınvizyonuna bakacak olursak; adil yargılanma yeni adliye binalarının inşası, Adli Zaman Yönetimi Projesi!, ceza evlerine yenilerinin eklenmesinden öte gidememiştir. Aynı bakan İstinaf mahkemelerinden bahsederken ha açıldı ha açılacak söylemini yinelemektedir. 2004 yılından bu yana yargı gündeminde olan Bölge Adliye Mahkemeleri’ nin,  ‘besmeleli’ açılışlarını sabırsızlıkla beklemekteyiz. Gerçekten de ülkemizde adalet kavramı için durum budur: Ha geldi, ha gelecek!
Uzun süreli yargılama faaliyeti sonucu adil yargılanma hakkının ihlali sebebiyle Anayasa Mahkemesi’ ne yapılan bireysel başvurulardan birinde mahkeme, şu ifadelerle başvuran lehine tazminata hükmetmiştir: “Başvuruya konu tazminat davasının incelenmesinde; hukuki meselenin çözümündeki güçlük, yargılamanın niteliği, maddi olayların karmaşıklığı gibi kriterler dikkate alındığında başvuruya konu yargılamanın karmaşık nitelikte olduğu anlaşılmışsa da somut başvuru açısından, daha önce verilen kararlar dışında farklı karar verilmesini gerektirecek bir yön bulunmadığı, söz konusu on dört yılı aşkın bir süredir devam eden yargılama sürecinde, makul olmayan bir gecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır.”
Karara konu yargılama 2001 yılından günümüze devam etmiş tapu iptali ve tesciliyle ilgiliymiş. Pek de yabancısı olmadığımız bir durum. Çoğu müvekkilden “o davalar on yıl sürüyor” serzenişini duymuş olmamız muhtemel. İşte tam da doğrudan yurttaşın mülkiyet hakkını ilgilendiren bir dava. Mevzu geç gelen adaletin, tazminatı da beraberinde getirmesi beklentisinden öte olmalıdır. Adil Yargılanma hakkının ihlalinin pansumanı da yurttaşın cebine yansımaktadır.  

    Yorumlar

banner131
banner119
Hava Durumu
Tümü Anket
İSK. BEL.BAŞ. SEYFİ DİNGİL'İ BAŞARILI BULUYURMUSUNUZ?

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
E-Gazete
Karikatür
  • gazeteci olur belki
Sen de Yaz
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri
Siz de yazmak istemez misiniz?
Ziyaretçi Defteri
Arşiv

banner99