Türkiye´ye gelişim REFERANDUMun en heyecanlı zamanına denk geldi. Antalya´dan Ankara´ya, Kastamonu´dan Amasya´ya uzanan yolculuğumuz ve arada dinlendiğimiz yerlerde „Anadolu İnsanı“ mızın görüşlerini dinleme olanağı buldum. Onlarla bire bir sohbetler Televizyon ve Gazete yayınlarının izlenimlerinden çok farklı olduğunu tahmin edebilir misiniz bilmem!?
Gittiğim yerlerde papağan gibi hep aynı soruyu yönelterek „Referandumdan ne çıkacak?“ diye sordum:
-Siz ne biliyorsunuz! Biz köylerde şehirdeki gibi, hatta şehirdekinden de daha iyi yaşıyoruz. Ne istesek ayağımıza geliyor. Ne zaman istesek doktora, çarşıya
gidebiliyoruz. İlaçlar ucuz alabiliyoruz. Tuz, şeker, gaz kuyruğunda beklemiyoruz. Ne isterseniz bulabiliyorsunuz, eskiden böyle miydi?
-İş yapmak için aldığım kredinin faizi ne kadar düşük biliyor musunuz? Şu gördüğünüz kamyonu yeni aldım, elli lira faiz veriyorum.Önceden faiz vermeye yetişemiyordum. Bunlardan iyisi mi gelecek? derken argo dil kullanıyor. Öbürleri gelmeden kaçmayı hesaplarlar, diyerek gülüyor.
-Bir işveren olarak tüm partilerin mitinglerine katılıyorum; kimi Atatürk´ü, kimi dini, kimi ırkı kullanmaya çalışıyor. Ne Atatürk´ü, ne Din´i hiçbir parti kendine ait göremez. Biz bunu biliyoruz ve bize kimin hizmet edebileceğine bakarak seçimimizi yapıyoruz. Seçtiğimizin bize hizmet edemeyeceğini gördüğümüzde de alaşağı ederiz. Bu yaşıma kadar kaç parti gelip-gitti.
-Hayır çıkarsa piyasalar altüst olur, gibi anlayışlar...
-Ülke´yi değil kendi ceplerini düşünüyorlar. İşsizlik aldı başını gidiyor; üniversiteyi binbir zorlukla bitiren gençler işiz sokaklarda dolaşıyor.
-Okul masrafları çok arttı, çocuğunu okula göndermek için yemesinden içmesinden kısıyor.
-Özgürlük diyorlar, hangi özgürlüten söz ediliyor? Kendilerine özgürlük,Hapisaneleri suçsuz aydınlarlarla doldurdular. İnsanlar sorgusuz- sualsiz yıllardır hapislerde yatıyor.
-Ülkeyi tarikatlar, cemaatler yönetir oldu, cahil halk bunun farkına varıncaya kadar işişten çoktan geçmiş olacak, v.b gibi değerlendirmeler…
Referandum süresince televizyon kanallarında birkaç kadın görünürken, meydanlarda yapılan mitinglerde BDP´ler hariç konuşmacı hiç kadın ve genç yoktu. Oların söyleyecek sözleri yok muydu?
Televizyon programlarındaki konuşmacı kimi Aydınların ve yetkililerin Türkçeleri, konuşmalarının içeriği ise düşündürücüydü…
Bulunduğu bölgeye, yaşadığı ortama, gördüğü eğitime, beklentisine ve de politikacıların bilgilendirmelerine göre “ Anadolu İnsanı” değerlendirmesini yaptı.
Alınan sonuca göre iktidardan çok muhalefette bulunanlar düşünmeliler. Halkın anlamamış olmasından yakınmak yerine istediklerini, savunduklarını halka neden anlatamadıklarını sorgulamalırı ve geçmişten ders çıkarmaları gerekmektedir.
Benim görebildiğim kadarıyla yapılacak iş çok, yapacak eğitimli dinamik insan, kadın ve genç meydanlarda yok.
Nebahat S. Ercan,
Ant. 14.09.2010
Yorumlar