banner110
banner77

ALÇAKLIĞIN HEYKELİ DİKİLİRSE...

18 Ağustos 2014, 17:55
ALÇAKLIĞIN HEYKELİ DİKİLİRSE...
Fikret DEĞERLİ
   Bu ülkede artık kısa diyemeyeceğimiz bir zamandır bazen aklımızın, bazen mantığımızın ve bazende midemizin alamayacağı birbirinden aşağılık ihanetler gördük, hep birlikte acı içinde yaşadık. Daha önceki iktidarlarda oluşmuş saklı kalmış illegal devlet içinde devlet oluşumlarını deşifre ettik, yok ettik evet biz yaptık diye bangır bangır bağıran ağızları yara tutmuş ihanet perverleri kendi dönemlerinde öyle çirkin, öyle ahlâksız karanlık teşkilatlar kurdular ki, akıllar çöktü, mantıklar bitti, midelerde özsu kalmadı. Bu yapılanmalar 10 yılda zehirli Afrika sarmaşığı gibi Devletin her yerini sardı. Bugün bu sarmaşığın zahirinden tatmayan hiçbir Devlet Kurumuda kalmadı.

   Ama bütün bu ihanet zincirlerinin en alası, en büyüğü elbette, 30 yıldan fazladır Türkiye'nin en büyük sorunu ve bir türlü geçiremediği hastalığı olan terörün başını, acının ve hainliğin kaynağı olan PKK'yı tanıması ve bu kanlı örgütün bunca yıldır yaptığı her şeyi meşrulaştırmasıydı. Zaten yıllardır, Avrupa'da birçok ülkede bu kanlı örgütü bir terör örgütü değilde, sözde özgürlük mücadelesi veren halkçı bir Aktivist grup olarak gösterme faaliyetleri yapılıyorken, bu faaliyetlere Türkiye'de bizzat Devlet'in yani hükümetin destek vermesi bizi adeta yıkıp geçmişti. Bu kabul edilemeyecek sözde iç siyasetin barış süreci yalanıyla maskelenmesi bu ihaneti daha da çirkinleştirmişti. Halâ inkâr edilen kapalı ve çok gizli görüşmelerde kanlı örgüte ve onun elebaşısına verilen taahhütlerin ne olduğunu kimseler bilmiyor. Parti kurup Meclise girilmesine izin verildi, Güneydoğu'da İl Belediyeleri,  bu örgütün aktif elemanlarına kendi kadrolarını oluşturma tavizleriyle birlikte resmen teslim edildi. Dil konusunda verilen ayrıcılıklar, vergiden muaf tutma yasası, seçmeli dil, köy koruculuğunun kaldırılması, sınır ve tampon bölgelerde ki Jandarma Karakollarının kaldırılması, Diyarbakır 7. Kolordu K.lığında personel azaltılması, zırhlı birliklerin kırmızı noktalardan geri çekilmesi ve özerklik yasasının er yada geç yasalaştırılması sözü ve daha bilmediğimiz kim bilir daha neler verildi.

   Demokrasi ve Barış Süreci yalanıyla bölgedeki askeri güç, sivil devlet yavaş yavaş geri çekildi. Bölgeler tamamen kanlı örgütün hâkimiyeti altına bırakıldı. Bunlar olurken de, hükümet ısrarla inkâr etsede örgütün elebaşısıyla müzarekelere gitti hem de defalarca. Yürütmenin başı olan kişi, 'Örgütle müzakere yaptığımızı iddia eden şerefsizdir.' dedikten sadece aylar sonra 'Evet Devlet olarak Öcalanla fikir alış-verişinde bulunulmuş olabilir' diyebilecek kadar inkâr etme mütevaziliğini göstermiştir.

   Bugün, bu kanlı örgüt bırakın küçük askeri birliklerimizi, top yekün koskoca Türk Ordusunu tehdit etme cüretkârlığında bulunmaktadır. Sözde Türk Halkının yani Milletin vekili olarak Meclise girmiş örgütün siyasi kanadı, Meclisin Başkanından, Başbakandan, Cumhurbaşkanından tutunda bütün Türk Ulusunu üstelik alaycı bir tonla yine tehdit eder hale gelmiştir. Daha düne kadar dağda (Affedersiniz!) kıçını yemiş yaprağına silenler Türkiye Cumhuriyet'ini hem de kendi Meclisinde yok sayma soysuzluğunu göstermiştir.

   Ve hurma ağacına barış ayağıyla son bir balta daha vurulmasına da geçtiğimiz günlerde şahit olduk. Bunca yıldır bu kanlı terör örgütü yüzünden binlerce şehit vermiş Türk Milleti belkide en acı, en aşağılık silahsız eylemle yüzleşti. Tek vatan, tek bayrak, tek millet olabilme uğruna bağımsızlık için yedi düvele karşı binlerce vatan toğrağına kanını akıtmış şehidi olan bir ülkeyi bölüp parçalamak için kurulmuş kanlı bir örgütün, 15 Ağustos 1984'te Eruh ve Şemdinli'de bir Mehmetçiğimizin şehit edilmesi eylemine katılan Masum Korkmaz isimli bir PKK teröristinin heykeli Diyarbakır Lice'de dikildi. İlk PKK eylemiydi bu ve yıldönümünde törenlerle yapıldı hemde. Evet bu tarif edilemez ihanetin önünde, arkasında, her yerinde iktidar vardır. Kendi hırsları ve iktidarda kalabilme mücadelesinde akla gelebilecek her şeyi yapanlar, bunun olmasında en büyük pay sahibi ve gerçekleştiricisidir.

   Bir teröristin, heykeli bu ülke topraklarında dikliyorsa artık, çok yakın zamanda bu alçak örgütle mücadele ederken hayatlarının baharında şehit olan askerlerimizin, polislerimizin, öğretmenlerimizin ve diğer sivil halkımızın vatan haini olarak bilinmesi algısı yaratılırsa hiç şaşırmamak gerek. Lütfen! vali tarafından suç duyurusunda bulunulmuş, herkesten habersiz üstelik törenle açılan heykelin daha Türk Basınının yeni haberi oldu, heykeli kimin yaptığı ve oraya dikilmesi talimatını ne devlet öğrenmiş ne de basın. Rezaletin bini bir para yani, sözüm ona şimdi akıllara dank etmiş bugün yaygara kopartılıyor. Bırakın suç duyurusunu böyle bir heykel dikilme eyleminin bile başarıya ulaşması başlı başına bir ulusal ihanettir. Oldu olacak Masum Korkmaz adlı teröristi Milli Kahraman olarak açıklasın hükümet. Hatta tarih dersi kitaplarına da koyulsun. Aslında üç gün önce Diyarbakır Lice'ye bir teröristin heykeli değil, alçaklığın ve ihanetin heykeli dikilmiştir...

    Yorumlar

banner131
banner119
Hava Durumu
Tümü Anket
İSK. BEL.BAŞ. SEYFİ DİNGİL'İ BAŞARILI BULUYURMUSUNUZ?

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
E-Gazete
Karikatür
  • gazeteci olur belki
Sen de Yaz
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri
Siz de yazmak istemez misiniz?
Ziyaretçi Defteri
Arşiv

banner99