banner110
banner77

“Bugün bir Atatürk’ümüz yok’

12 Kasım 2009, 11:06
“Bugün bir Atatürk’ümüz yok’
Eğitim sistemin altına yerleştirilen Dinsel çarptırmaları artık net olarak gören aydın kesim panikte ve bu rahatsız edici durumdan ötürü panikte olmamak elde değildir. Şayet dur diyenler çıkmazsa Tesettür kisvesi altında yaratılmaya çalışılan -bilinçsizce- taraflı beyinler önümüzdeki yıllara bir felaket tasarısı olarak karşımıza çıkmaya hazırlanıyor. Kendimizi kandırmanın ve alternatifi oluşturulmuş, yarası iz bırakmış partiler üzerinde durmanın hiç anlamı yok. Bu sadece çemberin etrafında amaçsız bir dönüşü getirir. Oysa kritik sürecin hızlı bir şekilde işliyor olması, süre gelen bu değişimin düşüncelerdeki belirsizliği taşıyamayacak kadar hassas olduğu konusunda hemfikiriz sanırım… ‘’Çözüm’’ günü kurtarmak değil, çerçevenin el verdiği ölçülerde Laik Türk Cumhuriyeti çizgilerini korumaktan geçiyor, geç kalınmadan. İnsanların boş hikâyelere artık karnı tok, hatta neredeyse kusacak hale geldiler. İş ve zaman, sağlam zeminde kararlı adımlarla, geçmişi ve iz bırakanların tavsiyelerini dinlemek onların izinden gitmek zamanıdır. Şimdi küsme, darılma zamanı değil, Seçim yapabilme şansımızın ve zamanımızın çok olmadığını bildiğimize göre mevcuttaki en yakın doğruları tercih etmek ve çözümün bir parçası olmak en doğru adım olacaktır. Artık insanımız aday adaylarının sayılarıyla değil, seçim sandıklarından çıkan sonuçlarla ilgileniyor… Bu nedenle onların çokluğu değil kaç tanesinin gerçek anlamda faydalı olacağıdır. Ve diliyoruz ki; Seçim bitince elek üstünde kalan ADAYIMIZ ilçemiz BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NI doğru değerlendirip yönlendirecek kişi olsun… Değilse artık kimsenin avutulmaya ne zamanı, nede tahammülü kalmadı ki bunu hepimiz biliyoruz… Hiç bir partiye oy vermem diyen bağımsız kesimi taraf olmaya yönlendirmek gerekiyor. Boşa gidecek tek bir oy geleceğimizi tehlikeye atmak olacaktır. Hiç o gün gelmeyecek mi bizim için.? Artık eskisi gibi ülkede saygı ve sevgi anlayışı kalmadı. İnsanlar birbirlerini ezer oldu. Adaletli olmak unutuldu yerini kapkaç, terör ve şiddet aldı. Hayatın anlamını tekrar sorgulayıp yorumlamaya başladığımız acı gerçeğiyle, yozlaşmış günlere gidişimiz bizi ve geleceğimizi (çocuk ve gençlerimizi) anlamsızlaştırmaya başladı. Yaşlıya saygı küçüğe sevgi yok. O onu vuruyor öteki berikini kardeş kardeşe düşman olmuş almış başını gidiyor. ‘’Yolun sonu belli değil.’’ Kimi zaman insan düşünüyor da nereye ve ne zamana kadar gidecek bu şekilde diye fakat ne yaparsanız yapın her ne kadar savaşırsanız savaşın elden bir şey gelmeyince yorgun düşüyor koca bedenler ve düşünen beyinler. Önce çaresizlik ardından büyük acılar. Atalarımızın söylediği sözler boşuna değildir ama çoğu zaman onları sadece söyler insan, ne zaman o atasözü kendi başına acı bir deneyim olarak gelir işte o zaman “- vay be bu söylediğime çok benzeyen bir ata sözü varmış” gibi replikler dökülür ağızlardan. Hayatı sorgularken yaşlı, bunak, içi geçmiş diye söylenip altın değerindeki sözlerini dinlemeyip, son derece umarsızca saygı sınırlarını ihlal ettiğimiz insanlarımıza büyüklerimize kulak vermek saygı duymaktan bahsediyorum. Onlara hakaretler edeceğimiz dönem tamda onların biriktirdiklerini bizlerle paylaştıkları dönem yani tam olarak ansiklopedi oldukları dönem onları rafa kaldırmak yerine açıp okumaktan söz ediyorum. Para, şan, şöhret, güç, çıkar, marka kelimeleri yerine saygı, sevgi, empati, paylaşım, aile, arkadaşlık, dostluktan söz ediyorum. Gelin bütün ön sıraları birbirimize teklif edelim bakalım en önce kim kalacak.

    Yorumlar

banner131
banner119
Hava Durumu
Tümü Anket
İSK. BEL.BAŞ. SEYFİ DİNGİL'İ BAŞARILI BULUYURMUSUNUZ?

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
E-Gazete
Karikatür
  • gazeteci olur belki
Sen de Yaz
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri
Siz de yazmak istemez misiniz?
Ziyaretçi Defteri
Arşiv

banner99