Yukarıdaki başlık ne yazık ki ilimize ziyarete gelen bir turiste ait ve o turist bakın ne diyor; “Buraya gelip, buranın insanını tanıyan birilerini görmesek buraya gelebileceğimizi sanmıyoruz. Çünkü burayı hiç duymamıştık”
Dünyanın en eski yerleşim birimlerinden olan ilimiz, bütün dinleri, kültürleri bir arada barındıran bir şehirdir. Birçok çağa, savaşa, olaya karşı dimdik ayakta kalarak direnen Hatay, bu kültür mozaiği içinde bugünlere kadar gelerek kendini kanıtlamıştır.
Eski çağlarda dünyanın ikinci büyük şehri unvanına sahip olan Hatay’ımız şu anda da kendi çapında gelişmiş bir şehir konumundadır.
Eski tarihlerden günümüze kadar gelen tarihi eserler, sokaklar ve caddeler dile gelse, o eski Hatay’ı harika bir şekilde dillendirirdi. Müslümanların, Hıristiyanların, Yahudilerin ve başka dinlere, mezheplere mensup insanların bir arada yaşayarak, hiçbir prokovasyona yenik düşmeden bugünlere kadar barış, kardeşlik ve huzur içinde gelmesi, dünyaya verilecek en güzel örneklerden birisidir. Çağlar içinde korunan bu çizgiyle Hatay, tarihteki en güzel yerini almıştır ama ne yazık ki tanıtım yönünden sınıfta kalmıştır.
Geçtiğimiz yıl ilimize ziyarete gelen Alman Karsten Brandt isimli turist Gezip görmeye geldiğinde yeterli tanıtımı yapılan bir kitap bulamadığı için Hatay’ın tanıtımı amacı ile bir kitap yazmıştı ve Brandt bu konuda şöyle diyordu; “Büyüklüğü ve içindeki eserlerle dünyanın ikinci mozaik müzesi, ilk mağara kilisesi ve daha birçok özelliğe sahip bu kentin bugüne kadar yeterli tanıtımının yapılamaması büyük kayıp, büyük bir eksiklik. Bu eksikliği gidermek için web adresinin yanı sıra tanıtıcı kitap hazırladım. Amacım herkesi bu güzel kente çekebilmek”
Bizim yaşadığımız kentimiz için bir şeyler yapmamız gerekirken Almanya’dan İlimize ziyarete gelen Brandt Hatay’ın bu güne kadar yeterli tanıtımın yapılmadığı büyük bir eksiklik demiş ve Hatay’ı hem wep sitesinde hem de yazdığı kitabında Almanya’ya ve tüm dünya ya tanıtmaya çalışmıştır.
Peki neden Karsten Brandt?
Niçin bu tanıtımı bizler yapmıyoruz?
Her milletten insanın barış içinde yaşadığı bu kenti, insanın kendini her daim güvende ve huzurlu hissettiği bu kenti, yemek kültüründen tutunda, iletişime kadar her noktasında huzur ve tarih kokan, tüm dünyaya örnek olabilecek bu kenti tanıtım yönünden niçin sınıfta bırakıyoruz?
İlimize atanan Sayın Valimiz M.Celalettin Lekesiz’in Hatay’ın turizm ve tarihinin tanıtılması ve gelişmesi konusundan büyük bir şans olduğunu düşünüyor ve Sayın Valimize görevinde başarılar diliyoruz.
Yorumlar