“Bir halkın kalitesi, seçtiği insanlardan belli olur”
“Gelene ağam, gidene paşam” siyaseti bitmeli. Partiler, merkezden tutun da, illere kadar tüm kadroları memlekette her şey güllük gülistanlıkmış, tüm sorunlar çözülmüş gibi, seçim atmosferi içine girdiler.Gençlik işsizmiş, perişanmış; geçim sıkıntısından yuvalar yıkılıyormuş; halk yoksulluktan pazar dağılınca yiyecek artıklarını topluyormuş. Kimin umurunda? Yıllarca atanamayan öğretmen intihar edermiş; sözleşmeli öğretmen hastalığı uzun sürdü diye sözleşmesi feshedilirmiş. Önemli mi? Yeter ki, vekil olan bir daha sıralamaya girebilsin. Herkes koltuk sevdasında. Halkı düşünen yok.
İskenderun’da, CHP’nin asıl sınavı yeni başladı.
GEREKLİ OLAN DIŞ DEĞİL İÇ DİZAYN…
2011 yılında yapılacak olan milletvekili seçimlerine altı ay gibi bir süre kaldı. Siyasi Partilerde de hareketlilik başlamaya başladı. Partilerde hareketlilik başlarken kamuoyunda da aday isimleri konuşulmaya başlandı. Peki milletvekili adayı kim olmalı nasıl vasıflar aranmalı. Bana göre, Bazı insanlar soylu doğar. Cüret etsinler yeter, ne yaparlarsa iyi yaparlar. Siyasi Parti Liderleri ve Teşkilatları bu ve benzeri özellikleri dikkate almalıdırlar.
Dünyanın en eski partilerinden birisi CHP ve Tarihsel geleneği, inançları var. O konumdan yola çıkarak düşününce, kanımca çağdaşlaşma sürecini yakalayan bir parti kimliğini hak ediyor.
AMAA.!!! Değişim çelişkisi, izaha muhtaç…
Zaman, CHP’nin aleyhine işliyor.
Arkaya alınan rüzgâra fazla güven olmaz.
Üstelik Siyasette, rüzgâr her zaman yön değiştirmeye müsaittir.
Türkiye son 50 yılını darbelerle, çalkantılarla geçiren bir ülke. Defalarca ülke duvara ya tosladı, ya toslatıldı. Zorlu bir yarım asır geçirdik. Bu süre içinde bütün siyasi hareketler, bütün sosyal organizasyonlar büyük zorluklar sıkıntılar yaşadılar.
Bu Ülke'yi seven, aklı başında insanlar tabi ki anladılar kimin ne mal olduğunu. Menfaatleri için nasıl aykırı bir kimliğe bürünenleri çok ama çok iyi gördüler. Bu günlerde gelir geçer. Her şeye rağmen, bütün olumsuzluklara rağmen güzel Ülkem' in insanları yinede sabırlılar. Başka bir Ülkede olsalar, o koltuklarda beş dakika bile oturtmazlardı bu kerameti kendinden menkul yöneticileri. Kıymetini bilsinler !..
HIZLI DÜŞÜN, SAKİN OL, GÜÇLÜ GÖRÜN!..
Adamın biri Afrika'da safariye çıkarken yanına minik köpeğini de almış. Minik köpek bir gün ormanda dolaşıp, kelebekleri kovalar, çiçekleri koklarken kaybolduğunu fark etmiş.
Ne yapacağını düşünürken bir de bakmış ki karşıdan bir leopar geliyor ve belli ki günlük yiyeceğini arıyor.
“Şimdi başım dertte” diye düşünmüş minik köpek.
Etrafına bakmış yerde kemik parçalarını görmüş. Hemen arkasını leoparın geldiği yöne çevirerek kemikleri kemirmeye başlamış. Bu arada da arkadaki hareketi kestirmeye çalışıyormuş.
Leopar tam saldıracakken minik köpek kendi kendine konuşmuş; “Ne kadar lezzetli bir leoparmış. Acaba etrafta bundan bir tane daha var mı?”
Bunu duyan leopar bir anda donmuş kalmış ve en yakındaki ağaca tırmanarak dalların arasına saklanmış. “Tam zamanında kurtardım yoksa bu köpeğe yem olacaktım” diye düşünmüş leopar. Bütün bunlar olup biterken bir başka ağacın üstündeki bir maymun olanları izliyormuş. Bildiklerini kullanarak bundan sonra leopardan kurtulabileceğini düşünmüş.
Leoparın yanına giderek neler olduğunu anlatmış. Leopar köpeğin yaptıklarına çok sinirlenmiş ve maymuna: “Atla sırtıma, gidip sunu yakalayalım” demiş.
Ancak minik köpek neler olduğunu ve leoparın sırtında maymunla birlikte süratle kendisine yaklaştığını fark etmiş. “Şimdi ne yapacağım” diye düşünürken kaçmaya teşebbüs etmemiş.
Bunun yerine arkasını leoparın geldiği yöne dönerek, kemikleri kemirmeye devam etmiş. Tam leopar saldıracakken yine kendi kendine; “Bu aptal maymun da nerde kaldı? Yarım saat önce bir leopar daha getirsin diye gönderdim, hala haber yok!”
Sözün kısası, bana göre aklın yolu birdir, akıllı insan, düşünen insan varsa gelsin buyursun bizde, özüne sözüne sahip adaylara evet diyelim…
Yorumlar